اخبار

Uzmanlar "Yapay zeka bilinç kazanacak mı?" sorusunu yanıtladı

الكاتبabdulrahman-mustafaتاريخ النشر
Uzmanlar "Yapay zeka bilinç kazanacak mı?" sorusunu yanıtladı

Bir grup araştırmacı, yapay zeka konusunda temel bir hata yapma tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz uyarısını yapıyor.
Montreal Üniversitesi (UdeM) ve Johns Hopkins Üniversitesi’nden sinirbilimcilerin yeni bir makalesi, yapay zekanın sergilediği zekayla gerçekten bilinç sahibi olması arasında ayrım yapmamız gerektiğini söylüyor.
Yapay zeka sohbet robotları etkileyici derecede akıcı ve empatik görünmeye meyilli olduklarından, sözlerimizi gerçekten anlayabilecek bir bilince sahip olduklarına inanmamıza yol açabilirler. Ancak araştırmacılar, bir sistem zekice davransa ve duygularımız hakkında ikna edici yanıtlar verse bile, bunun aslında onları anladığı, önemsediği veya herhangi bir içsel deneyime sahip olduğu anlamına gelmediğini savunuyor.
ChatGPT ve Claude gibi sohbet robotları daha gelişmiş hale geldikçe ve insanlar kişisel ve duygusal konularda onlara daha çok güvendikçe, bu ayrımın giderek daha önemli hale geldiğini belirtiyorlar.
Araştırmacılar yeni makalede, kör bakış adlı kavrama işaret ediyor. Bu kavram, birincil görsel korteksi hasar görmüş kişilerin görme alanlarının bir bölümünde hiçbir şey görememelerine rağmen çevrelerinde olup bitenleri belirli ölçüde tahmin edebilmelerini ifade ediyor.
Bu, kişinin bilgiyi işleyebileceğini gösteriyor ancak o kişinin bunu bilinçli olarak deneyimlediği anlamına gelmiyor.
UdeM’de ve McGill Üniversitesi Sağlık Merkezi’nde psikoloji alanında doktora sonrası araştırmacı olan Vanessa Hadid, “Kör bakışlı bir kişi, bilinçli olarak görme deneyimi yaşamadan görsel bilgilere doğru yanıt verebilir” dedi. Dr. Hadid, UdeM psikoloji profesörü ve Mila-Quebec Yapay Zeka Enstitüsü araştırmacısı Karim Jerbi ve Johns Hopkins’teki Restoratif Nöroteknolojiler Merkezi Direktörü John W. Krakauer’la  birlikte makalenin üç ortak yazarından biri.
Bu tür bilinçli bir deneyimin bir bilgisayar sisteminde mümkün olup olmayacağı henüz net değil. Ancak halihazırda bunun mümkün olduğuna dair hiçbir gösterge yok ve yazarlar, aldanmamaya dikkat etmemiz gerektiği konusunda uyarıyor.
Profesör Jerbi, “Mevcut yapay zeka sistemleri hiçbir şey hissetmiyor ve bilinçli bir deneyime sahip değiller” dedi.

Ancak ne kadar akıcı konuşurlarsa ve duygularımıza ne kadar duyarlı görünürlerse, bunu unutmak o kadar kolaylaşır.

“The illusion of AI consciousness: Lessons from human unconscious processing’” (Yapay Zeka Bilincinin Yanılsaması: İnsan Bilinçsiz İşlemesinden Dersler” başlıklı çalışma, sinirbilim sitesi The Transmitter’da yayımlandı.
Independent Türkçe

ABD Başkanı Donald Trump’ın en küçük oğlu için kullandığı takma ad, merakla beklenen yeni bir kitapta ortaya çıktı.
The New York Times muhabirleri Maggie Haberman ve Jonathan Swan’ın kaleme aldığı Regime Change: Inside the Imperial Presidency of Donald Trump (Rejim Değişikliği: Donald Trump’ın İmparatorluk Başkanlığının İç Yüzü) adlı kitabın bu salı günü piyasaya sürülmesi planlanıyor. Times, bu hafta okuyuculara kitapta anlatılan bazı önemli anları detaylandırarak bir ön izleme sundu. Bunlar arasında muhafazakar aktivist Charlie Kirk’ün vurularak öldürülmesinin ardından
Barron Trump’ın panik içinde babasını aradığı an da yer alıyor.
Kitaba göre, o tarihte 19 yaşında olan Barron, Kirk’ün suikastını başkana ilk söyleyen kişiydi. İddiaya göre Barron, bu suikastın ardından babasının tekrar hedef alınabileceğinden endişeliydi ve Trump’a, büyük kalabalıkların karşısına çıkmayı sürdürerek kendisini riske attığını söyledi.
Daha sonra başkanın oğlunun endişelerini yatıştırmaya çalışırken “tatlım” dediği ortaya çıkıyor.
Kitaba göre Trump, “Sakin ol tatlım, sakin ol” dedi.
Artık 20 yaşında olan Barron, 2024’te Florida’nın prestijli Oxbridge Akademisi’nden mezun oldu ve Manhattan’daki New York Üniversitesi Stern İşletme Okulu’na kaydoldu. Haberlere göre geçen sonbaharda ikinci sınıf öğrencisi olarak okulun Washington DC kampüsüne transfer oldu.
Başkanın en küçük oğlu genellikle gözlerden uzak duruyor ancak geçen hafta annesi First Lady Melania Trump, kardeşleri Donald Trump Jr. ve Eric Trump da dahil diğer aile üyeleriyle birlikte Beyaz Saray’ın UFC Freedom 250 etkinliğinde görüntülendi.
Ayrıca bu yıl Sollos adlı bir enerji içeceği markası da kurdu. Şirket şimdilik yalnızca tek bir içecek sunuyor: 12’li paket fiyatı 39 dolar olan ananas ve hindistan cevizi aromalı Yerba Mate içeceği. Kurucular 19 ila 23 yaşında ve hepsi Florida’da büyüdü. Bu da Sollos’un internet sitesine göre “Güneş Eyaleti’ndeki yaşamı gerçekten tamamlayan” bir içecek markasını piyasaya sürmelerine ilham verdi.
Sollos, Barron’ın tek iş girişimi de değil. Barron, 2024’te abileriyle birlikte World Liberty Financial adlı kripto para şirketini kurdu. Forbes’a göre 2025’in sonlarında net servetinin 150 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor.
Bu yıl içeriden bir kaynak, People dergisine 20 yaşındaki gencin “zeki, odaklanmış ve becerikli” ve “genç yaşına rağmen son derece hırslı” olduğunu söylemişti.
Independent Türkçe 

ABD Başkanı Donald Trump’ın tehditleri, İsviçre’nin Luzern Gölü kıyısındaki Bürgenstock tatil beldesinde dün arabulucular Pakistan ve Katar’ın da katılımıyla başlayan ABD-İran mutabakat muhtırasının uygulanmasına yönelik ilk resmi müzakere turuna gölge düşürdü. Nükleer program, Hürmüz Boğazı ve Lübnan gibi çok sayıda çetrefilli mesele müzakere gündeminin öncelikli başlıklarını oluşturuyordu.
Trump, İran’ın Hizbullah’ı dizginlememesi halinde ülkeyi yeniden vuracağı tehdidinde bulunurken, müzakerelerin sonuçsuz kalması durumunda ise Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele geçirip geçiş ücreti uygulayacağının sinyalini verdi.
Müzakerelerde İran heyetine Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile birlikte başkanlık eden Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Başkanı’na yanıt vererek Tahran’ın ‘ABD’nin tehditlerine aldırmadığını’ vurguladı.
Kalibaf, şöyle yazdı:
“Tehditleri işe yarasaydı bugün içinde bulundukları aciz duruma düşerler miydi, hiç düşünmüyorlar mı?”
Müzakerelerin ilk oturumunda nükleer program ele alınmazken bunun yerine ‘İslamabad Mutabakatı’nın 13. maddesinin, özellikle de Lübnan’daki savaşın sona erdirilmesinin hayata geçirilmesine odaklandı.
Öte yandan ABD heyetine başkanlık eden Başkan Yardımcısı JD Vance, Başkan Trump’ın heyeti geniş bir yelpazedeki sorunlara diplomatik çözüm arama konusunda yetkilendirdiğini söyledi. İran ile ‘yeni bir sayfa açılması’ umudunu dile getiren Vance, müzakerelerin ilk saatlerinde ‘kayda değer ilerleme’ kaydedildiğini de belirtti.
Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif ise müzakerelerin dünyada barış, ilerleme ve refahı pekiştirecek ‘mükemmel bir anlaşma’ ile sonuçlanacağını umduğunu ifade etti.
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi de nihai anlaşmaya geçişin savaşın sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, petrol muafiyetlerinin devreye sokulması ve dondurulmuş fonların serbest bırakılması koşullarına bağlı olduğunu açıkladı.

Deniz taşımacılığı verileri, İran’ın İsrail ve ABD’nin geçici barış anlaşmasını ihlal ettiğini öne sürerek Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattığını açıklamasının ardından boğazdan geçen gemi sayısında keskin bir düşüş yaşandığını ortaya koydu.
Kpler tarafından yayımlanan verilere göre, dün Hürmüz Boğazı’ndan yalnızca 5 gemi geçti. Bu sayı, bir önceki gün kaydedilen 26 gemiye kıyasla önemli bir gerilemeye işaret ediyor. Geçiş yapan gemiler arasında, her biri iki milyon varil Suudi ham petrolü ve fuel oil taşıyan üç süper tanker bulunurken, bunlardan birinin Japonya’ya gitmekte olduğu belirtildi. Verilerin, Körfez’de seyir halindeyken otomatik tanımlama sistemlerini kapatan gemileri kapsamayabileceği ifade edildi.
İran, geçen hafta, nisan ayında başlayan ateşkesin barış müzakerelerine fırsat tanımak amacıyla 60 gün süreyle uzatılması konusunda ABD ile anlaşmaya varılmasının ardından boğaz üzerindeki fiili ablukasını kaldırmıştı. Ancak İran Devrim Muhafızları, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarına karşılık olarak cumartesi günü su yolunun yeniden kapatıldığını duyurdu.
ABD ordusu ise ticari gemilerin faaliyetlerini sürdürdüğünü açıkladı.
Şarku’l Avsat’ın elde ettiği veriler, cumartesi günü boğazdan çıkan gemiler arasında Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Irak’tan ham petrol taşıyan üç süper tankerin yanı sıra çeşitli petrol ürünleri taşıyan üç tankerin de bulunduğunu gösterdi.
Aynı verilere göre cumartesi günü Hürmüz Boğazı’na toplam 13 gemi giriş yaptı. Bunların arasında iki süper tanker de yer aldı.
Abu Dhabi National Oil Company (ADNOC) ile Kuwait Petroleum Corporation, ham petrol satışı için yüklemenin Hürmüz Boğazı’nın içinden veya dışından yapılabilmesine imkân tanıyan ihaleler açtı.