اخبار

Venezuela'da depremden 7 milyon kişi etkilendi

الكاتبabdulrahman-mustafaتاريخ النشر
Venezuela'da depremden 7 milyon kişi etkilendi

Birleşmiş Milletler kuruluşları, dün yaptıkları açıklamada, Venezuela’da meydana gelen iki yıkıcı depremin yaklaşık 7 milyon kişiyi etkilemiş olabileceğini, can kaybının ise bine yaklaştığını ve on binlerce kişinin hâlâ kayıp olduğunu bildirdi.
BM’ye bağlı Uluslararası Göç Örgütü (IOM) yaptığı açıklamada, “24 Haziran’da Venezuela’yı vuran yıkıcı iki depremden yaklaşık 6,76 milyon kişinin etkilenmiş olabileceği tahmin edilmektedir” ifadelerini kullandı.
Başkent Karakas’ın kuzeyindeki La Guaira kentinde çok sayıda binanın çöktüğü belirtilirken, depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 920’ye yükseldi. Birleşmiş Milletler ise kayıp kişi sayısının 50 bini aştığını tahmin ediyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD arabuluculuğunda Lübnan ile varılan anlaşmayı tarihi bir başarı olarak değerlendirerek, bunun İran ve Hizbullah’a ağır bir darbe vurduğunu söyledi.
Televizyondan yayımlanan açıklamasında Netanyahu, “Dün, İsrail ile Lübnan arasında doğrudan yürütülen müzakerelerin ardından İsrail Devleti için tarihi bir anlaşmaya vardık” dedi. Anlaşmanın “İran ve Hizbullah’a vurulmuş bir darbe” olduğunu savunan Netanyahu, İsrail ordusunun Lübnan topraklarında işgal altında tuttuğu ve “güvenlik bölgesi” olarak tanımladığı yaklaşık 10 kilometre derinliğindeki alanda kalmayı sürdüreceğini ifade etti.
Netanyahu, “Hizbullah ve diğer terör örgütleri silahsızlandırılana kadar bu bölgede kalacağız” ifadelerini kullanarak, ABD ve Lübnan’ın İsrail’in güvenliği açısından gerekli olduğu sürece bu güvenlik bölgesini koruma hakkını tanıdığını öne sürdü.
İsrail Başbakanı, Hizbullah ve diğer silahlı grupların tamamen silahsızlandırılıp İsrail’e yönelik tehdit oluşturmaktan çıkıncaya kadar söz konusu bölgedeki kontrolü sürdüreceklerini dile getirdi.

sd
Netanyahu ve müttefikleri Bezalel Smotrich ve Itamar Ben-Gvir, Israel Katz ile birlikte Knesset’in halka açık oturumunda, (Arşiv- Reuters)

Öte yandan, aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir anlaşmayı sert sözlerle eleştirdi. Telegram hesabından yaptığı açıklamada Ben-Gvir, “Lübnan ile yapılan anlaşma büyük bir hatadır” ifadelerini kullandı.
Lübnan hükümetinin Hizbullah’ı silahsızlandıracağına inanmadığını belirten Ben-Gvir, “Lübnan hükümetindeki bazı bakanlar Hizbullah mensubu. Bu nedenle Lübnan’a Hizbullah’ı silahsızlandırması konusunda güvenilemez. Hizbullah’ı yalnızca İsrail ordusu yok edebilir; bunu bizim yerimize başka hiç kimse yapmayacaktır” dedi.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre söz konusu anlaşma, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde Lübnan ve İsrail heyetleri arasında gerçekleştirilen beş tur görüşmenin ardından sağlandı. Müzakerelerin temel hedefi, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaları sona erdirmek ve iki ülke arasında daha kapsamlı bir anlaşmanın önünü açmaktı.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) bugün yaptığı açıklamada, İran’da askeri gözetleme altyapısı da dahil olmak üzere çeşitli hedeflere yönelik yeni hava saldırıları düzenlendiğini duyurdu.
CENTCOM tarafından yayımlanan açıklamada, “Merkez Komutanlığı kuvvetleri, İran’ın ticari deniz taşımacılığına yönelik devam eden saldırganlığına doğrudan karşılık olarak bugün yeni operasyonlar gerçekleştirmiştir” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada ayrıca, “Dün, İran’ın Ever Lovely gemisine yönelik saldırısına karşılık düzenlenen ABD operasyonlarının ardından Tahran’a ateşkes anlaşmasına uyma fırsatı tanındı. Ancak İran, bu fırsatı değerlendirmeyerek bugün sabah saatlerinde Keiko adlı petrol tankerini insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alarak ateşkesi ihlal etmeyi tercih etti” denildi.

Ariana Baio ABD Muhabiri 
ABD Başkanı Donald Trump’ın, kendisini yakından takip eden gazetecilerin yazdığı yeni bir kitap hakkında, yönetimindeki yetkililerin basına konuşmasını yasakladığı iddia ediliyor. Kitap, ABD Başkanı’nı gece geç saatlerde atıştırdığı yiyeceklerin ambalajlarını ve paketlerini yatak odasında ortalığa bırakmakla suçluyor.
New York Times muhabirleri Maggie Haberman ve Jonathan Swan’ın Trump’ın ikinci dönemini ele aldığı yeni kitabı Regime Change: Inside the Imperial Presidency of Donald Trump’ta (Rejim Değişimi: Donald Trump’ın Emperyal Başkanlığının İç Yüzü) yazarlar, Beyaz Saray personelinin Trump’ın atıştırma alışkanlıklarının ardından ortalığı temizlemeye zorlandığını iddia ediyor.
Haberman ve Swan kitaplarında “Gece atıştırmayı seven başkan, sık sık bir dizi boş patates cipsi paketini, Starbucks ambalajlarını ve dondurma kutularını çöp kutusuna ya da yere bırakıyor” diye yazıyor.
Trump’ın atadığı üst düzey bir yetkilinin Zeteo muhabiri Asawin Suebsaeng’e söylediği üzere Trump bu iddialara o kadar “öfkelendi” ki, personelin basın mensuplarıyla kitap hakkında konuşmasını yasakladı.
The Independent cevap hakkı için Beyaz Saray’la temasa geçti.
Kitapta Haberman ve Swan, “Trump’ın zaman zaman Beyaz Saray’a ait som gümüş mutfak gereçlerini çöpe attığını” keşfeden Beyaz Saray personelinin, başkanın yatak odasındaki çöp kutularını takip etmek zorunda kaldığını öne sürüyor.
Okuyucuları, Trump’ın ikinci döneminin ilk yılındaki Beyaz Saray’ın iç dünyasına götüren kitap, Trump’ın günlük alışkanlıklarına dair başka iddialar da içeriyor. Bunlar arasında banyolara halı konması talebi de yer alıyor, ki duşlardan dolayı sürekli ıslanan bu halıların düzenli olarak değiştirilmesi gerekiyor.
Trump’ın atadığı, ismi açıklanmayan üst düzey yetkili, iddiaya göre başkanın kendisi hakkında yazılan “her şeyi gördüğünü” ve bunun “onu çok iğrenç gösterdiğini” Zeteo’ya söyledi.
Yetkili, “Çöpler ve banyo bölümlerini biliyor ve bunların yayımlanmasının tam bir saçmalık olduğunu düşünüyor” dedi.
Başkan, bu haberlerin hiçbirini kamuoyu önünde ne doğruladı ne de yalanladı ancak diyet kola ve McDonald’s gibi sağlıksız gıdaları sevdiği uzun zamandir bilinirken, bunları zaman zaman siyasi manevralarında da kullanmıştı.
Trump, 2024 başkanlık kampanyası sırasında işçi sınıfındaki seçmenlere hitap etmeyi amaçlayan tanıtım kampanyası kapsamında önlük giyip, önceden seçilmiş McDonald’s müşterilerine patates kızartması dağıtmıştı. Önceki aylarda ise “bahşişlere vergi yok” diye bilinen politikasını vurgulamak için DoorDash üzerinden McDonald’s siparişi vermişti.
ABD Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanı Robert F. Kennedy Jr. geçen aylarda katıldığı The Katie Miller Podcast’te başkanın beslenme tercihlerini doğrulayarak onun “her zaman diyet kola içtiğini” iddia etmişti.
Miller’a konuşan Kennedy, “Başkanla ilgili asıl ilginç şey, McDonald’s gibi gerçekten sağlıksız yiyecekler, şekerlemeler ve diyet kola tüketmesi” demişti. 

Nasıl hayatta kaldığını bilmiyorum ama hayatta.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news