Monako’da bir apartman binasında dün meydana gelen ve yetkililerin “kasıtlı olarak gerçekleştirildiğini” açıkladığı patlamada, biri çocuk olmak üzere üç kişi yaralandı.
Şarku’l Avsatın AFP’nin aktardığına göre soruşturmaya yakın bir kaynak, isminin açıklanmaması kaydıyla yaptığı açıklamada, yaralılardan birinin Ukraynalı iş insanı Vadim Yermolayev olduğunu söyledi.
Monako Devlet Bakanı Christophe Mirmand, ilk açıklamasında olayın bir “saldırı” gibi göründüğünü belirtirken, daha sonra bu ifadeyi geri çekerek patlamayı “kasıtlı olarak gerçekleştirilen bir patlama” şeklinde tanımladı.
Yerel saatle 21.00 sıralarında meydana gelen patlama, Monako ile Fransa sınırı boyunca uzanan caddedeki bir apartmanda yaşandı.
Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez’in yardımcılarından biri, polisin olay yerinden kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı.
Savcı Stéphane Thibault ise şüphelinin binadan ayrılmadan önce giriş holüne bir çanta ya da paket bıraktığını belirterek, şu ana kadar binanın neden hedef alındığına ilişkin herhangi bir bulguya ulaşılamadığını ifade etti.
Mirmand, yaşları 50 ile 60 arasında olduğu belirtilen bir çiftin ağır yaralandığını, 13 yaşındaki ve büyük olasılıkla çiftin yakını olan bir çocuğun ise daha hafif yaralar aldığını söyledi. Yetkililer yaralıların uyruklarına ilişkin bilgi paylaşmadı.
Patlayıcının çivi ve saçma taneleri içerdiğinin değerlendirildiğini belirten Mirmand, “Bildiğim kadarıyla prenslik tarihinde ilk kez böyle bir olay yaşanıyor” dedi.
Savcılık yetkililerinin bugün olayla ilgili basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor.
ABD ordusu, yaptığı açıklamada, Venezuela’daki La Guaira Limanı’nın onarım çalışmalarının tamamlanmasının ardından yeniden faaliyete geçtiğini ve yıkıcı depremlerin ardından ülkeye insani yardım ulaştırılmasında kullanılmaya başlandığını duyurdu.
Öte yandan, depremlerden sadece saatler önce ABD’den Venezuela’ya sınır dışı edilen 100’den fazla Venezuelalının, kaldıkları otelin çökmesi nedeniyle kayıp olduğu bildirildi.
ABD’li bir yetkili, dün, Deniz Piyadeleri (Marine Corps) birliklerinin La Guaira Limanı’nın onarım çalışmalarına destek vermek üzere bölgeye konuşlandırıldığını açıklamıştı. Aynı zamanda Washington yönetimi, Venezuela’ya sağladığı insani yardımı iki katına çıkararak 300 milyon dolara yükselttiğini duyurdu.
Venezuela, 24 Haziran’da Richter ölçeğine göre 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki büyük depremle sarsıldı. Depremler yüzlerce binanın yıkılmasına, ülkenin ana havalimanının ağır hasar görmesine ve son resmi verilere göre en az bin 719 kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı. Birleşmiş Milletler ise kayıp sayısının yaklaşık 50 bin olduğunu tahmin ediyor.
ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), dün sabah başkent Caracas ile La Guaira kentlerini 4,6 büyüklüğünde artçı bir depremin vurduğunu açıkladı.
İsminin açıklanmasını istemeyen ABD’li yetkili, “Deniz Piyadeleri’ne bağlı uzman ekipler, La Guaira Limanı’nı yeniden işler hale getirmek ve hayati öneme sahip yardımların deniz yoluyla ulaştırılmasını sağlamak için gece gündüz çalışıyor” dedi.
Yetkili ayrıca, personel ve askeri ekipman taşımak amacıyla kullanılan amfibi nakliye gemisi USS Fort Lauderdale’ın da limana yanaştığını belirtti.
ABD Dışişleri Bakanlığı ise dün yaptığı açıklamada, Venezuela’ya sağlanacak insani yardım miktarının başlangıçta planlanan tutarın iki katına çıkarılarak, 300 milyon dolara yükseltildiğini duyurdu.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın görüşme talebinde bulunduğunu ve tarafların salı günü Katar’ın başkenti Doha’da bir araya geleceğini açıkladı. Tahran ise daha önce bu hafta herhangi bir görüşme planlanmadığı yönündeki haberleri yalanlamıştı.
Trump, pazartesi günü kendisine ait sosyal medya platformu Truth Social’da yaptığı paylaşımda, “İRAN BİR GÖRÜŞME TALEP ETTİ. GÖRÜŞME YARIN DOHA’DA GERÇEKLEŞECEK!” ifadelerini kullandı.
Trump’ın açıklamasından kısa süre sonra Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD’li müzakereciler Jared Kushner ile Steve Witkoff’un bu hafta üst düzey temaslarda bulunmak üzere Doha’ya gideceğini duyurdu.
İran Dışişleri Bakanlığı ise pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran ve ABD’nin teknik heyetlerinin bu hafta Orta Doğu’daki savaşı sona erdirmeye yönelik anlaşmanın uygulanmasını görüşmek üzere bir araya geleceğine ilişkin haberleri yalanladı.
Görüşmelere ilişkin belirsizlik, ABD ile İran arasında son günlerde yeniden yaşanan karşılıklı saldırıların ardından arttı. Söz konusu saldırılar, nisan ayında ilan edilen ateşkes ile Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğunda kalıcı barış amacıyla imzalanan mutabakat zaptına rağmen gerçekleşti.
Görüşmelere ilişkin bilgi sahibi bir diplomat, AFP’ye yaptığı açıklamada, ABD ve İranlı yetkililerin mutabakatın uygulanmasını ele almak üzere Doha’da bir araya geleceğini doğruladı.
Kimliğinin açıklanmaması koşuluyla konuşan diplomat, “Mutabakat zaptının uygulanması üzerinde çalışan teknik ekiplerin önümüzdeki günlerde Doha’da toplanması planlanıyor” dedi.
Diplomat ayrıca, ABD ile İran arasında yaşanan son saldırıların ardından olası gerilimleri azaltmak amacıyla oluşturulan iletişim kanallarının aktif durumda olduğunu da sözlerine ekledi.
Estonya Dışişleri Bakanı, Ukrayna’ya ait rotasından çıkan drone’ların NATO topraklarına düşmesinin, Rusya’yı yenmek için ödenmesi gereken küçük bir bedel olduğunu söyledi.
NATO ülkeleri, hava sahalarına giren Ukrayna drone’u sayısının arttığını bildirirken bu, seyahat aksamalarına, havalimanlarının kapanmasına ve savaş uçaklarının havalanmasına yol açıyor.
Geçen hafta Estonya’da bir tarlada 5 kg’lık savaş başlığı taşıyan patlamamış bir drone bulundu. Ukrayna, geçen ay Romanya savaş uçaklarının Estonya hava sahasına giren bir drone’u düşürmesinin ardından özür dilemek zorunda kalmıştı.
Ancak Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Estonya’nın büyük resme baktığını ve aksamanın buna değdiğine inandığını söyledi.
Tsahkna, Financial Times’a “Elbette bu olaylardan memnun değiliz” diye konuştu.
Ama Ukrayna’ya bunu durdurmasını söylemiyoruz. Bu, Putin’in can damarına darbe vuruyor. Putin’in çevresindeki atmosferin son iki buçuk ayda değiştiğini biliyoruz… Artık o kadar iyimser değil. Bunun ana nedeni ekonomik; bu derin darbeler yüzünden.
Rusya, Baltık ülkelerini saldırılara karışmakla suçladı ancak Tsahkna bu haberleri “saçma” ve Kremlin’in çaresizliğinin bir örneği diye niteledi.
Ukrayna’nın uzun menzilli drone geliştirme çalışmalarını yoğunlaştırmasıyla Finlandiya, Letonya ve Litvanya da etkilendi.

Drone saldırıları öncelikle Rusya’nın enerji altyapısını hedef alıyor ve analistler, Rusya’nın toplam rafineri kapasitesinin beşte birinden fazlasının devre dışı kalmış olabileceğini tahmin ediyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) geçen hafta, saldırılar nedeniyle Rusya’nın ham petrol üretiminin geçen ay yıllık bazda yaklaşık yüzde 5 düştüğünü bildirdi.
IEA, haziran raporunda, “Bu düzeydeki aksama, Rusya-Ukrayna çatışmasının tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir durum” dedi.
Ukrayna-Rusya savaşı, bu hava araçlarının geniş çapta kullanıldığı ilk savaş oldu. Putin’in Rus güçlerine Ukrayna’yı işgal emri vermesinden bu yana geçen 4 yılda yüz binlerce drone kullanıldı.

Hafta sonu Putin, Rusya’nın batıdan “benzeri görülmemiş bir baskı” gördüğünü ve saldırıların ülkede kıtlıklara ve sorunlara neden olduğunu kabul etti.
Ukrayna, Rusya’nın bazı bölgelerinde ciddi yakıt kıtlığına neden olan saldırılarına devam ederken pazar günü güneydeki Krasnodar bölgesinde ve Yaroslavl bölgesinde bir petrol rafinerisinde yangın çıktı.
Putin, pazar günü Kremlin tarafından yayımlanan röportajda, “Genel olarak kritik altyapıya ve özellikle enerji altyapısına yönelik saldırılara gelince, elbette altyapı tesislerimize yapılan bu saldırılar sorun yaratıyor, bu açık” dedi.
Independent Türkçe